3/22/2012

Kestane Şekerli Pasta | Osmanlıda Temizlik



Geçmişe körü körüne bağlanmamak gerekir diyor kimi kalem sahipleri. Doğru söylüyorlar, haklılar. Sözlerine bir şeyi ilave etmeyi unutuyorlar, körü körüne bağlılık olmamalı ama cahilce hasımlık hiç olmamalı. Bu sebeple bir tarafın sevdiğini diğeri yererken dikkatli sözcükler kullanmalı ve geçmiş geçmiş olduğu için karalanmamalı. Sözler sağlam delilleri barındırmalı. Öyleyse geçmiş şahit olanların sözlerinden nakledilmeli.

“Temizlik îmândandır!”
“Temizlik îmânın yarısıdır!” hadîs-i şerîflerini nefis hüsn-i hatlarla yazarak evlerinin ve
ibâdethânelerin duvarlarına asan Osmanlılar, bunları daha ziyâde gönüllerine yerleştirerek kendilerine şiâr ve düstur edinmişlerdir. Bu temizlik, hem maddî hem de mânevî olarak gerçekleştirilmiştir. Çünkü temizlik, dînî vazîfelerle iç içedir. Günde beş vakit namaz için abdest alınmak suretiyle yüzler, eller, ayaklar ve ağızlar mütemâdiyen temizlenmiş olurdu. Ayrıca her yemekten evvel ve sonra mutlakâ eller yıkanırdı.

Temizlik husûsunun kusursuz olması için köylere varana kadar her tarafta hamamlar yapılmıştır. Türk evleri, son derece temizdir. Ayakkabılarla aslâ içeri girilmez. Her yer, namaz kılınabilecek derecede pırıl pırıldır. Evlerde hayvan beslemek diye bir şey yoktur. Hattâ kuş bile sokulmaz. Bu güzel hasletlerin tabiî bir neticesidir ki Osmanlılar, umûmiyetle gürbüz yapılı, kuvvetli kimseler olarak tebârüz etmiştir. Batılıların kendi ifâdeleriyle o dönemdeki temizlik mahrûmu obur Avrupa’nın tek bir şehrinde bile bütün Osmanlı mülkünden daha çok sakat ve biçimsiz insanlar vardı.

Meşhur Louvre (Luur) sarayında helânın unutulmuş olması, o zamanki Avrupa’nın temizlik husûsundaki hâlini ortaya koymak için kâfîdir. Nitekim bir zamanlar Fransa’da şemsiyenin, sokağa atılan kirli sulardan korunmak için kullanılmış olduğu da rivâyetler arasındadır.

Thevenot:
“Türkler sıhhatli yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbiri onlarda yoktur. İsimlerini dahî bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türkler’in bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık yıkanmaları ve yiyip içmedeki itidalleridir. Onlar, gâyet az yerler. Yedikleri de, hıristiyanlar gibi karma karışık değildir.” der.

“Yemeklerden evvel ve sonra elleri yıkamak, Türkler arasında vazgeçilmeyecek derecede umûmî bir âdet hükmünü almıştır.” diye ilave eder.

Tavernier:
“Türkiye’de sofradan kalkılır kalkılmaz mutlakâ ellerle ağızlar yıkanır. Önünüze sıcak suyla sabun getirilir. Büyüklerin konaklarında ya gül suyu veya güzel kokulu başka bir su da ikrâm edilir. Bunlarla da mendilinizin bir ucunu ıslatırsınız.” der.

Durdent:
“Türkler, dînî bir vazîfe olarak günde beş vakit namaz kılmak ve birçok defa abdest almakla mükelleftirler. Onlar bu şekilde rûhen de temizleneceklerine inanırlar.” der.

Dr. Brayer de:
“Osmanlı, yıkanıp temizlenmeyi hiçbir zaman ihmâl etmez. Tâkatten düşse bile çocukları, uşakları veya hanımı vasıtasıyla yıkanıp temizlenir. Öldüğü zaman da cenâzesi bile şeriât ahkâmına göre yıkanıp temizlenmeden tabutuna konulmaz. Oysa Avrupalılar, hastalandıklarında veya tâkatten düştüklerinde temizlik kaygısını umûmiyetle unutuverirler. Ölünce de evinde bulunabilen en kötü beze sarılıp dikildikten sonra tabuta konulurlar. Âilesi cesedinin en sathî bir şekilde temizlenmesini aklından bile geçirmez.” demektedir.

(Alıntıdır.)

KESTANELİ PASTA
 

ღ Kakaolu pandispanya için:
4 tane oda ısısında yumurta
1 su bardağı ve 3 yemek kaşığı şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
2 su bardağı un

ღ Kreması için:
1 kutu sıvı krema (200 ml)
2 paket bitter çikolata (80 gr'lık 2 paket)

ღ Üzerine: 1 küçük kavanoz kestane şekeri (250 gr)
ıslatmak için: kestane şekerinin şerbeti


YAPILIŞI:
Pandispanya için şeker ile yumurtaları bir kapta güzelce çırpalım. Geri kalan malzemeleri ayrı kapta eleyip yumurtalara ekleyelim, hafifçe aynı yöne karıştıralım. Önceden ısıttığımız 170 derece fırına verelim. Piştikten sonra çıkarıp soğumaya bırakalım.

Bu arada kremayı tencerede ısıtalım. Kaynamaya başlar başlamaz ocaktan alıp, ufak parçalara böldüğümüz çikolataları ekleyelim. Ara sıra karıştırarak soğumasını sağlayalım.

Pandispanyayı iki ya da üç kat keselim. Aralarını kestane şekerinin şerbetiyle ıslatalım. Kremadan sürüp damla çikolatalar serpelim, kestane şekerinin bir kısmını küçük parçalar halinde keserek kat aralarına serpiştirelim. En üstü de aynı şekilde kestane şekeriyle süsleyelim. Pastamız hazır. Âfiyet ola ;)

3 yorum:

LEYLAnın KAHVE DÜKKANI dedi ki...

çok güzel olmuş, bayıldım bu pastaya, zaten kestane aşığıyımmmm.

N♥rbetüL dedi ki...

Mendili hoş kokulu sularla ıslatmayı ilkkez duydum :) Ne hoş..
Her şey hoş da, en güzel olan tarafı dinin direği olan namaz için günde 5 kez aldığımız abdest. Elhamdülillah insanın ruhu temizleniyor gerçekten..
Pastaya gelince, şahane görünüyor :) Kestaneye de bayılırım hani yani..
Ellerine sağlık güzel insan..

oburumben dedi ki...

Sevgili Leyla ve Nurbetül, güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Daimi muhabbetle kalın @>~~

 

Oburumben Copyright © 2009 Cookiez is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template